FİZMELİ ŞAİR MEHMET ARSİN'DEN  ŞİİRLER

Bu şiirler şarimizin http://www.fizme.com/ sitesinden alınmıştır.

Mehmet Arsin: 20.05.1963 tarihinde Fatsaya 45km uzaklikta henüz yollarina hicbir motorlu tasitin girmedigi ormanlarinda geceyle gündüzün ayirt edilemedigi suyu bol günesi bol her yani yesillerle dolu meshur o devirde yaklasik 12000 nüfüslü Fizme köyünde dogmustur. Ilk orta ve lise tahsilini istanbulda tamamladiktan sonra 1980 yilinda almanyaya ailesinin yanina gelmistir. Bir yillik meslek hazirlik kurslarindan sonra 1981den itibaren calismaya baslamistir. 1985den beri fordda calismaktadir. Ayni zamanda 1987-1992 yillari arasinda hem isine devam etmis hem Anadolu Üniversitesi acik ögretim fakültesi iktisat bölümünü bitirmistir. Ondört yildir isyeri isci temsilciligi ve oniki yildirda metal isleri sendikasinin Köln bölgesi delegeler kurulu üyesidir. Gencliginden beri edebiyata olan sevdasini son yillarda yazdigi siirlerle dile getirmistir.

 

 

Almanyada 40. Yil
Kirk yil oldu biz geleli, bak yaslandik
Terledik, yorulduk, ezildik, hep dislandik
Memleketten iyi, kötü haberler aldik
Sari öküzün hayaliyle buralarda kaldik

Bizi kiniyor simdi cogu gencler
Sanki onlar icin nasirlanmamismi bu eller
Her yanimiz agrir oldu, gecmiyor günler
Neler görmedikki buralarda bizler

Hasret duman duman yakar icimi
Simdiki genclik bilmiyor gecimi
Cok zor iyi bir gelin, damat secimi
Duvarda soldu bak babamin son resmi

Evlerimiz oldu, arabalarimiz oldu
Halimizi sadece isi düsenler sordu
Bahar aylarinda yemyesil olur Ordu
Akrabaya yardim oldu, vatan borcu

Ruhumu oksar, memleketimin dereleri hala
Izin mevsimine cok aylar var daha
Bekliyorlar hep amca, dayi, teyze, hala
Gözümde tüter hep es, dost, akraba

Emekli olmaya daha yillar var
Sikilmaya basladik artik, her yer cok dar
Herkesi suya kandiran o bizim pinar
Insallah benim icinde bir gün akar

Yürüdük yürüdük bitirmedik yollari
Cürüdü cigerlerimiz, viran oldu gönül baglari
Selamlaya selamlaya hanlari, konaklari
Yüce daglari asariz bulmak icin vatani
 


Fizmeli Mehmet

Bakir tasla icerdi suyunu
Kimse bilmezdi huyunu
Kendine görekanunu
Oynanacak son oyunu
Yazmak isterdi,Fizmeli Mehmet

Gülenlerle gülmek
Ipek degil keten gömlek
Dogru yolda yürümek
Fizmenin kucaginda ölmek
Isterdi, Fizmeli Mehmet

Güzellikleri insanlarla
Kursunlari düsmanlarla
Baharlari kuslarla
Yagmurlari toprakla
Paylasmak, isterdi Fizmeli Mehmet

Zor olani arayip bulmak
Bahcelerde findik toplamak
Irmak kenarinda uyumak
Ömür boyu okumak,
Isterdi,Fizmeli Mehmet

Camurlu tasli yollarda yürümek
Acikinca bir bazlama ekmek
Güllükte yüzmek
Bütün kirlara agac dikmek
Isterdi Fizmeli Mehmet

Sevenlerin kavusmasini
Savaslarin son bulmasini
Günesin hic batmamasini
Anasinin sardigi lahana dolmasini
Isterdi,Fizmeli Mehmet

Adam gibi yasamayi
En ileri asamayi
Iyi günde kötü günde bulunmayi
Her yerde sanli bayragi sallamayi
Isterdi,Fizmeli Mehmet
 


Köyüm
Otuz yil oldu ayrilali köyümden
Hatiralari gitmez hic gözümden
Her sefer köyüme giderken
Damarlarim olur tiken tiken

Gül gibi buram buram kokar topragi
Nur yüzlüdür genci ihtiyari
Her yere yayilir cörek kokulari
Taslidir, camurludur yollari

Bir irmak akar köyümün ortasindan
Kaymaklar, sütler gelir yaylasindan
Ayrilmak zor olur temiz havasindan
Dumanlar tütmez olmus bacalarindan

Zakkum cicekleri kan verir yamaclara
Lahanasi, findigi sifa dagitir hastalara
Cocuklari hasrettir sekere pastaya,
Köyüm, erkenden yatar uykuya

Cam, kestane kokuludur ahsap evleri
Cok güzel olur yagli güresleri
Asirliktir hep meseleri, gürgenleri
Ay isigi ile aydinlanir köyümün geceleri

Gün olur fizmelinin hasretide biter
Ömür dedigin nedirki, yasanir gecer
On bes yasinda herkes sevdigini secer
Köyümün topragi sadiktir, beni ister
 


Canavar
Iste geliyor anadan dogma hayvan
Bilmezmiki yollar buzlu ve kaygan
Ne olur ayagini cekse biraz gazdan
Ne sevk aliyor böyle asiri hizdan

O ne, acayip bir patlama sesi
Yere serilmis zavalli anne, agliyor bebegi
Dibinden kirilmis kocaman elektrik diregi
Vicdanim, idamdir diyor, bunun geregi

Bak, ileride geliyor yine bir canavar
Arabasinin icinde her cesit alkol var
Hayati edecek yine birilerine dar
Böyle ahlaksizlik hangi vicdana sigar

Inceledim canavarin boynuzu yok
Ama hayvanca marifeti cok
Nasihat istemiyor karni tok
Insanligin yüz karasi, haberi yok

Canavarlar, kisa cevirdiler nice baharlari
Gereksiz yere atarlar calimlari
Ah, tam olarak verilse cezalari
Kapatsalar bir yere, acik kalsa agizlari

Beni yapsalar bir kez icisleri bakani
Canavarlarla doldururum ahirlari
Canavar kurbanlarinin kahirlari
Tasiriyor artik sabirlari
 


Dedem
Birden bire hatirladim yine dedemi
Düsersin diye tutardi ellerimi
Gök gibi masmavi idi gözleri
Dogrulugu, sevmeyi asilardi sözleri

Bak oglum der anlatirdi, yasadiklarini
Ruslar almisti, Karsi, Ardahani
Yemin etmislerdi, kurtarmak icin vatani
Onlar yazmislardi Canakkaledeki destani

Amber kokardi sari sakallari
Özenle cabalardi misirlari
Onun karsisinda okul cocuklari
Tarih dinlemek icin, sira olurlardi

Sagima düsmüstü, Horasanli Ali Cavus
Kara Hasanin sol bacagi kopmus
Erzurumda Nene Hatun cosmus
Vatan icin ölmek derdi, cok hosmus

Herkes tarafindan sayilirdi hatiri
Yüzelli kilo tasirdi katiri
Baharda kuzularla dolardi ahiri
Basi derde düsen, onu arardi

Agac kasikla yerdi yemegini
Cok severdi misir ekmegini
Insanin derdi kelegini
Patates kuyusuna gömmeli

Dedem, doksaniki yasinda ayrildi bizden
Toprak serptik mezarina, Karstan, Edirneden
Ne zaman ak sakalli birini görsem
Kursun gibi girersin kalbime, dedem
 


Dinle beni
Bu sözler sana ey sevgili
Biraz anla, biraz dinle beni
Sitem edipte mahvetme günümü
Baska sevenin varmi benim gibi

Kaslarini catma, oluyor kilic yarasi
Sevmekle alinir hayatin tadi
Gönlümün sultanisin, basimin taci
Cilve yapipta cektirme bana aci

Hatirla, ömür boyu diye verdigin sözü
Sular akmaz olur, kurur ise gözü
Yeter söndür yüregimdeki közü
Sevmek degilmi, hayatin özü

Bütün sevgileri yener kibir
Senin arz etmen bana olur emir
Bak degisiyor artik devir
Ben pamuk oldum sen demir

Eger sabrim tasar ise birgün
Mehmetsiz bilki sürünürsün
Hatiri kalmaz yaninda ne dünün ne bugünün
Ben kör olayim, sen bebegi ol gözümün
 


Dogum günün kutlu olsun

Yillar ne cabuk geciyor degilmi
Bak ne günler gördün
Sana hic doyamiyorumki
Korkuyorum, büyürsün diye bir gün

Seninle konusmak, seninle gezmek
Keyif veriyor insana
Gecen zamana dur demek
Gerekiyor, ara sira

Bazen, kizdigim anlar olur sana
Ama hic kin tutamam
Gezmeye gittiginde arkadaslarinla
Sen gelinceye kadar uyuyamam

Bir yerim agriyor desen
Korkarim, telasa girerim
Derdine care olacagini bilsem
Bütün zehirleri icerim

Bak yavrum, ömürler geciyor
Geriye kalan sadece güzellik
Iyi insanlar dogru yoluseciyor
Zaten sende var bu özellik

Tesekkürler, bize verdigin mutluluga
Gözün tok, ömrün uzun olsun
Seninle cikariz her yolculuga
Dogum günün kutlu olsun
 


Dost

Dün yolda gördüm
Dostun birini,
Dokundum omuzuna
Birden cevirdi kafasini
Hafiften gülümsedi
Derin derin icini cekti

Ne haber dedim
Yere bakarak sakin sakin
Bilmiyormusun dedi, gercekten
Biliyorum ama lakin
Ne olacak kahretmeklen
Sanki duyacakmi, o hain

Takma dedim kafana
Gün gelir bunlarda gecer
Umutla saril yarinlara
Cektiklerin sana yeter
Gidenin bakma yoluna
Yerine gelir biri, girer

Ah Mehmet teselli verdin bana
Ama bir türlü unutamiyorum
Yaptiklari gelince aklima
Uykularim kaciyor, yatamiyorum
Tabancamdaki son kursunu ona
Atayim diyorum, atamiyorum
 


Firtinada cocuk

Firtina basladi birden
Sanki deniz bosaliyordu
Bir baskaydi rüzgarin hirzi
Önünü almis gidiyordu herseyi
Hic böyle coskulu görmemistim
Cocuklugumda yüzdügüm dereyi

Yirtik ayakkabilariyla cocuk
Firtinadan kaciyordu
Üc adimda bir, camura batiyor
Ara sira duruyor
Islandimi acaba diye
Koltugundaki ekmege bakiyordu

Mahpsudaki babasini beklemekten
Yorgun düsmüsdü anasi
Af cikiyor haberini dinlerken
Nasildi aglamisti ablasi
Ilac alamamislardida
Cerahat baglamisti yarasi

Sirilsiklam olmustu yagmurdan
Ekmekleri birakti camin önüne
Sokuldu hemen ocagin basina
Uyumaya basladi, sicagi görünce
Babasini görüyordu rüyasinda
Gelecegim diyordu, ama belki ölünce
 


Gülbahar
Üzerinde yirtik bir elbise
Yürüyordu, hali perisan
Etrafa bakmadan atladi denize
Sonuc cikmadi, aramalardan

On dakikada doldu sahil
Feryatlar yürek yakiyordu
Dede, cahil diyordu, bu cahil
Dalgiclar hala ariyordu

Daha onsekizindeydi
Koklanmamis bir cicek
Kimin aklina gelirdi
Serefsizin birine, kurban gidecek

Cok sevmisti, Ahmetini
Her gün mektuplar yazardi
Üc gün önce alsaydi teskereyi
Belki Gülbahar yasardi

Bahceye gitmisti, nane koparmaya
Ardina takilmisti bir sapik
Firsat birakmadan bagirmaya
Emeline ulasmisti artik

Üc ay sonra yakaladilar
Hicde insana benzemiyordu
Havada ucusan taslar, sopalar
Sapiga olan kini gösteriyordu
 


Gülüm
Bir tane alabilmek icin yapragindan
Ben senin tikenlerine sürünürüm
Birazcik koklamak icin tomurcugundan
Senin ugruna inanki ölürüm

Koparmaya kiyamam, solarsin diye elimde
Al rengin resim oldu gözümde
Dalindan koparmama gerek yokki seni
Senin kokun sinmis benim icime

Baktikca sana artar benim ömrüm
Seni koklatmaya razi olmaz gönlüm
Inan bana seni kopartmaktan degil
Seni koklayamamaktan ölürüm

Sevgiyi bilen sever seni deli gibi
Nereden buldun bu büyüleyici rengi
Gülümün bulunmaz dünyada rengi
Fizmeli Mehmet gülün karsisinda egildi
 


Isyanim
Isyanim kadere benim,
Dostlara sözüm yok.
Kimseden birsey istemedim,
Gözümde, karnimda tok.

Deli gönül gelmezki hizaya,
Cevirse herseyi tersine.
Kirik kanatla gider fezaya,
Kursun yemis gibi ensesine.

Her ipe güven olmuyor,
Kirilabiliyor bir yerinden.
Cigerlerim kan agliyor,
Yara aldikca dost elinden.

Sasirdim artik gidecegim yeri,
Günesim dogmaz oldu ufuktan.
Omuzuma dokunacak bir dost eli,
Ucurur beni mutluluktan.

Sisdim sigmaz oldum bedenime,
Hani kaftan bicen terziler.
Ben isyan ettikce kadere,
Yardim edecek yerde, delirmis dediler.

Alem denilen bu güzellikler,
Bizim icin yaratilmadimi.
Kelepce denilen bilezikler,
Kollarimiza takilmadimi.

Niye Fatsali bu isyan niye,
Senin dostlarin yokmu.
Iyi gününde en büyük sensin diye,
Bagiranlara, simdi ne oldu
 


Kizim
Nesen ile unutturdun bana
Geceyi gündüzü
Senin resmini çizmek için
Dar gelir gökyüzü

Saçini taradiginda, çatlar aynalar
Seninle birlikte bütün umutlar
Bizim oldu, uçtuk sevinçten
Buna sahittir, rüzgarlar, bulutlar

Kitaplar yazsam sigmazsin içine
Seni görmek için, hergün hergece
Kosarim deli gibi, hizli hizli
Görünce seni, girerim sonsuz sevince

Okuluna giderken baska olur nazin
Seni anlatir ince teli sazin
Bir heyecanla gülersin yazin
Ne kutsaldir seni tasiyan karin

Seni gülmezken gördügümde
Yikilir dünyamin yarisi
Bütün güzellikleri görürümde
Gözümde tütmez, senden baskasi

Allah güldürsün, kaderini sonsuza dek
Seni taniyanlar, hep sevecek
Benim büyük askim diyecek
Babacigin, seni hep sarilip öpecek
 


Malatya
Yazihanda durup bakacaksin ovaya
Bir saat sonra karsinda Malatya
Insani sicak, havasi sicak
Kayisi dallari girmis kolkola

Soguk sularini iceceksin bardak bardak
Battalgazide tarihi kucaklamak
Kanal boyunda sabaha kadar dolasmak
Bana hep Malatyayi hatirlatacak

Akcadagin yollari genis, sanki havaalani
Darendeye giderken gecersin dereleri, daglari
Sana el sallar kayisi dallari
Koyun kuzu doludur yaylalari

Gürpinar selalesinde serinlersin bol bol
Oraya gider uzun bir toprak yol
Kislari soguk olur takarlar kaskol
Her yaslisi bir ögretmendir, her aile bir okul

Tarih kokar her yerde, her sokakta
Ayranlar, caylar icilir parklarda
Insanlari birakmazlar kimseyi yolda
Seni görmeye, seni sevmeye doyulmaz Malatya

Sicak gecelerde yatarlar balkonlarda
Lavas ekmekleri doludur firinlarda
Cig köfteler yogrulur sofralarda
Malatya, etrafin cevrilidir daglarla

Gelenek olmus kir gezileri
Üc günde süslerler gelinleri
Serin olur kerpic evleri
Malatya, seni svmeyen delidir deli

Yigitleri binerler kiratlara
Düsmana karsi gecerler saflara
Seslerini duymasada Ankara
Kendi kendini idare eder Malatya

Kayisinin tatlisina derler sekerpare
Askerleri selam gönderir yare
Ramazan toplari atilir, pare pare
Malatya, sana kavusmaktir dertlerime care

Hürmet cok olur palaya
Bibi derler halaya
Yürüyerek giderler kazaya
Malatya, hasretin oldu icinde yara

Seni anlatmaya yetmez bu siir
Bahcelerini sular koskoca nehir
Seni bir gören doymaz, bir daha gelir
Malatya, hep kalacaksin degissede devir

Fizmeli Mehmet gitti Malatyaya seve seve
Oturttular onu bas köseye
Can kurban Malatyaya, can kurban kirveye
Malatya, gönlümdesin, ciktin zirveye
 


Oglum
Ilk göz agrimizsin sen bizim
Deryalar kadar derin ve engin
Umudu, nesesi oldun ailenin
Tadina doyulmaz seni sevmenin

Onyedi yil sanki daha dün gibi
Geceleri dinlerdik hep sesini
Seni seyretmekten
Gözlerimize, agrilar girerdi

Büyüdün, koskoca adam oldun
Daha basindasin bu uzun yolun
Olur her zaman huzurun
Iyilerinden olur isen toplumun

Kücükleri sevecek büyükleri sayacaksin
Iyiden kötüden pay alacaksin
Baba malina hic güvenme sakin
Kendi hayatini kendin kazanacaksin

Yürüyüsün bile gurur verir bize
Düsmanlari getirmek icin dize
Dostlari cikarmak icin dize
Düsünmeden atlayacaksin denize

Hayal ederiz simdi hep o günü
Bütün dostlarin geldigi dügünü
Tutmalisin sende sözünü
Bekliyoruz, mühendis olacagin günü

Seninle gurur duyar
Seninle heyecanlaniriz
Sana aci cektirecek kizin
Aklina yanariz

Bizden sana nasihat, calis calis
Yuvani kendin yap, karis karis
Yenmeyede, yenilmeyede alis
Kolay olmaz hic, hedefe varis

Gururlu olma, sev insanlari
Kenara atma, oku kitaplari
Yapma kötü olanlari
Kime olmuski kötünün yarari

Gözünü ac, hedefe emin yürü
Zararlidir ickinin, kumarin her türü
sen coban bir yerlerede
biz oluruz sana sürü
 


Rüya
Güllerle süslü sahane bir bahce
Gündüzleri kiskandiran, mehtapli bir gece
Ömrümde duydugum, en güzel kelime
Terlemisim, bende seviyorum deyince

Daldim, akasyalarla taclanmis bir yola
Derin koklamak icin verdim bir mola
Birdenbire bu da ne hayrola
Iki metre zipladi, sarildi boynuma

Tuttu ellerimi, bir daha dedi hic birakmam
Seni buldumya baska seyler aramam
Sensiz bosa gecti bunca zaman
Asksiz yasammi? Koskoca yalan

Elele ilerledik akasyali yolda
Yolun ucunda rastladik ac bir kurda
Korkudan sasirdim, bir ayagim kaldi cukurda
Yasamaya yeni basladik ne olur bize dokunma

Bakti bakti, gözleri yasardi
Kovayi doldursam tasardi
Bakin dedi, su karsiki dagin ardi
Orada hep sevenler yasardi

Gel dedik birlikte gidelim oraya
Sarkilar söyleyerek yine düstük yola
Sallana sallana, koklasa koklasa
Gök gürledi uyandim, yazik bitti tatli rüya


Seni sevdim

Ben rakiyi susuz icerim
Icer icer, kendimden gecerim
Gündüzüm oldu artik gecelerim
Sayikladikca heceledigim
Tek sey sevdigim sensin

Umutsuzluga düsüp sikilirsa canim
Sararipta dökülen yapraklari sayarim
Gün gelirde kurursa ask pinarim
Ölürcesine hep seni ararim
Gecen ömüre degil,ayriliga yanarim

Martilarin denizlerdeki dizilisi
Güllerin biribirine göz edisi
Gönlümün derin seslenisi
Bana tek seyi ögretti
Ölünceye kadar,seni sevmeyi

Bulutlar gecin gidin önümden
Namertim dönersem sözümden
Kiskanirim seni iki gözümden
Sende seversen beni,gönülden
Bilki korkum olmaz ölümden
 


Sevgiliye
Yine umutsuz bir günde
Günes buseler gönderiyordu bana
Sana kavusmadan öldügümde
Dünya dar gelecek sana

Ne o gözler kalbimi durduracak
Selviler yarim kalir yaninda
Idam sehbami kurduracak
Senden baskasi olmadi hayatimda

Basim agriyor basim
Onsekizinde döküldü saçim
Ariyorum seni, bulamiyorum, açim
Bu arayisa susadim, muhtacim

Adini yazsam Everest tepesine
Bin kursun atsam bedenime
Yinede senden vazgeçemem
Yaniyorum, ama su versen içemem

Kivilcimlar uçusur gözlerimin önünde
Ölüncemi duracaksin sözünde
Kirk yillik atesin közünde
Yakacagim kendimi, gözünün önünde

Sahitlik edecek bil, askima mahser
Fayda etmiyor yarama nester
Ne olur, gönlüne kulak verde bir sefer
Kendin gelme, rüyalarima gir yeter
 


Sevin

Kine nefrete kalbimde yer yok benim
Hep sevdadan baristan yanayim
Güzel olan herseyi severim
Iyiliklere,güzelliklere hastayim

Isterim herkes sevsin sevilsin
Kenetlensinler biribirlerine
Kötülükler yok olsun bitsin
Batsinlar okyanuslarin diplerine

Dedikodular söylenmesin
Dagilmasin nice yuvalar
Kalpler küflenmesin
Avlamasin artik analar

Barikatlari kaldirin sevenlerin önünden
Yeni yuvalara sizde harc koyun
Pismanlik duymazsiniz ömürden
Biterse hayat denilen oyun

Acilari sevincleri paylasin
Hayat sevince güzel degilmi
Kime yarari var kirli savasin
Kurbanlari insan degilmi

Sevenler kavussun biribirlerine
Bebeklerle senlensin dünya
Sahip cikalim genclige
Onlarla gerceklesecek bu rüya
 


Sevincliyim bugün

Cok sevincliyim bugün
Damarlarim sanki selale
Gözlerim yasardi heyecandan
Sarilmak istiyorum, önüme gelene

Duydugum en güzel ses
Aglayarak selamladi beni
Her yani yumusacik
Kar tanesinden beyazdi teni

Nerede oldugunu soruyordu
Saskin saskin, saga sola dönerek
Insallah kaderi güler her zaman
Yasar, sevilerek severek

Annesi saskindi, sevincliydi
Dahada güzel olmustu
Haberi duyan bütün dostlar
Hastaneye kosustu

Adini bilmemki ne vermeli
Önce kitaplarami bakalim
Eniyisi hemen unutmadan
Bu tarihi kalbimize yazalim

Bugün dünya umurumda degil
Hic kimseyede kizamam
En büyük ikramiyeyi kazansamda
Ondan artik ayrilamam

Sarilmak öpmek istiyorum seni
Dünyamizi renklendirdin
Evlat hasretiyle yananlarin
Mevlam gönlüne göre versin


Umutsuz
Gözlerini kapatma
Beynindekileri silemezsin
Bos hayallere kapilipda
Herseyi terk edip gidemezsin

Amacin yalniz yasamaksa
Ne güne durur daglar
Hatiralar gözümde canlaninca
Dayanamaz, yüregin aglar

Belkide cok ince ruhlusun
Firtinalara dur diyemezsin
Konusurken bayagi coskulusun
Ama göz yaslarini silemezsin

Ne ufkun kaldi ne mehtabin
Hep sana yüz cevirdiler
Can ciger bildigin dostlarin
Caktirmadan hancerlediler

Rüzgarin önünde toz olsan
Ucsan denizin üstüne
Alip, bicagi kalbine saplasan
Kimse cikarmiki önüne

Bosunami bu dünyanin kahri
Amacin yokmu senin
Kaybetme umudu, sabri
Belki seninde cikar sevenin
 


Yalniz ve umutsuz
Tükendigi anda bütün umutlarin
Daldim arasina bulutlarin
Haykirisini duydum rüzgarin
Faydasi yok diyordu isyanin

Bos gözlerle baktim etrafa
Imdadima yetisti bir sigara
Bir zamanlar bendede vardi para
Sagim solum doluydu dostlarla

Dostlarim, terk ettiler birer birer beni
Yikildi ocagim kalmadi düzeni
Yillarca aradim bütün alemi
Bulamadim karsiliksiz seveni

Bazen ararim cocuklugumu
Tasa doldururdum yogurdu
Arabam olurdu teneke kutu
Kuzuma verirdim, bir tutam otu

Cile, isdirap neden hep beni buluyor
Takatim kalmadi, rengim soluyor
Hareket edemiyorum, kanim donuyor
Yasamaktan biktim, beni yoruyor

Kuslar gibi ucsam, olsam hür
Acaba karsi dagin ardi düzmüdür
Bundan sonra benim icin ömür
Bilmemki baharmidir, güzmüdür

Gülün halime, sanki ne olacak
Her acan cicek, günü gelince solacak
Belkide acmadan dalindan koparilacak
Ama bu dünya ne fizmeliye ne size kalacak
 


Yollar

Kivrim kivrim olur bazen
Götürür seni, daglarin yamaclarina
Her gün cikarsin yeniden
Atilmak icin yarin kollarina

Yollar, yorar insani yürüdükce
Her zaman aydinliga cikmaz
Dönmek istersin zoru gürünce
Ama yollar birakmaz

Umutsuzlari alir götürür uzaklara
Dönüp arkalarina bile bakamazlar
Arasira düserler tuzaklara
Kacmak isterler, kacamazlar

Bazilarini götürür ekin tarlalarina
Ac, sefil kalmasinlar diye
Bazilarinida götürür zevke, sefaya
Yollar, bu haksizlik niye

Karadan, denizden, havadan
Yollar, artik cogaldilar
Bir yolculuk cikti, derken aradan
Yeni yolculuklar baslarlar

Hasret cekenler, bakar yoluna
Gitmek istersin, gidemezsin
Sonunda binince, dört kisinin omuzuna
Dönmek istersin dönemezsin


Derindeyim

Bazen güldüm bazen agladim
Hep ayni satirlari karaladim
Sesimi duyanlari hic bulamadim
Anlatmak istediklerimi anlatamadim

Öyle daldimki derinlere
Bilmem cikarmiyim enginlere
Ulasmak istedikce zirveye
Takiliyorum dostlarin engeline

Dogan günes cefa veriyor bana
Basimi karanliklara soksamda
Kacamaz oldum uzaklara
Elveda demek istiyorum,dostlara

Vurun bana vurun, hemen ezileyim
Nüfus kayitlarindan silineyim
Viran olmus bir hazineyim
Bundan sonra kimlere güveneyim

Alip basimi ciksam daglara
Bahar gelirmi bizim baglara
Hic kimseyi istemem yanimda
Tuz bastilar yaralarima
 


Uyanin
Yillardir ugrunda calistiginiz
Hep daha fazlasini aradiginiz
Ugrunda uykusuz kaldiginiz
Önünüze döküpte sayamadiginiz
Su para hirsindan uyanin

Hasret cektirir, kahir cektirir
Umut ektirir, cile bictirir
Haset cektirir, kin besletir
Sasirtir insanligi unutturur
Su para hirsindan uyanin

Layik olmayaninda, öptürür elini
Konusmak istersin susturur dilini
Kalibina güvenme büktürür belini
Hayir icin veremezsin, düsündürür seni
Su para hirsindan uyanin

Dini, imani, töreyi, vatani unutturur
Seni köle yapar, pesinden kosturur
Faiz getirdikce, insani costurur
Kardesi kardese vurdurur
Su para hirsindan uyanin

Arabanin en güzeline bindirir
Mal mülk sahibi edindirir
Sokarsin cebine, dünyayi gezdirir
Güclüdür, merti namerde ezdirir
Su para hirsindan uyanin

Para hirsiyla kopmussun dünyadan
Oglunu gider alirsin karakoldan
Kizin eve gelmez sorarsin okuldan
Haberin olmaz anadan babadan
Su para hirsindan uyanin

Cebine her dolduran kendini adam sanir
Bulamayanlara dünya olur bir ahir
Ellerinin ici, ayaklarinin alti nasir
Belli etmez yinede sac boyatir
Su para hirsindan uyanin

Baska sey konusulmaz oldu, paradan baska
Nereden yakalandiniz bu vefasiz aska
Görünce saldirirsiniz iki basla
Iki kus vurmak adet olmus bir tasla
Su para hirsindan uyanin

Para hirsiyla gececek ömür nihayet
Tecelli edince ilahi adalet
Kabul olunmazki paradan vekalet
Sana yardim edemezki kalan servet
Su para hirsindan uyanin


Koca Abdullah

Bir tas corbayi
Üc kisiyle bölüsürdü
Sinirlerini tutamaz
Az bir seyden dögüsürdü

Yer sallanirdi, o yürürken
Ama ciceklerin haberi olmazdi
Onun oturdugu yerlere,
Kuslar dahi konmazdi

Gözünü diktigi hedefin
Vay basina gelenlere
Hediyeler gönderirdi
Fakirlere, yetimlere

At kostururdu bozkirlarda
Bazen rüzgara karsi yarisirdi
Eskiyalari vurunca
Bütün Corum sasirdi

Bütün bir kuzuyu
Bir oturusta yerdi
Neyi var nesi yok, herseyini
Köydeki üc garibana verdi

Bir yillik odununu
Iki günde keserdi
Gelen ormancilarin atlarini
Birer yumrukta devirdi

Onu her görüslerinde
Ellerini öperdi cocuklar
Adam kiliginda iki cahil
Koca Abdullaha pusu kurdular