|
Bu Yazı 29 Nisan 2005 Tarihinde Karadeniz Haber Postası Gazatesi'inde Bekir Akkaya imzası ile "İÇİMİZDEN BİRİ" köşesinde yayınlanmıştır... |
||
|
(Kesenizde Bereket Yoksa Bu Söyleşiyi Mutlaka Okuyun!) |
||
|
O’nun kalbindeki sevgi, çok fazlası ile sözüne de yansıyor. Kendisini uzun zamandır tanıdığım halde dertleşme ve paylaşma isteği kendisinden geldi. İtiraf edeyim ki, bu durumda böyle biri ile bugüne kadar bir araya gelmemekten dolayı epey üzüldüm. Devşiricilikle itham edilen biri için bu kötü bir durum. Çünkü bu konuşmayı çok önceden yapmış olmam gerekirdi. “Bak postacı geliyor” şarkısını Kumru’da söylüyorsanız, Mehmet Alır aklınıza gelmiyorsa, sizin iletişim noktasında eksikliğinizdendir. 1982’den bu yana tam 23 yıl Kumru’da her türlü mektubu o dağıtıyor. PTT’de bu göreve ise 1971 yılında İstanbul Topkapı’da başlamış. Mehmet Alır
1949 yılında Kumru-Kurtuluş köyünde doğmuş. Babasının adı Mustafa ve İstemeden de olsa “Ne cinayeti?” dediğimde birden dalıverdi ve “Bak dedi. Ben ortaokulu İstanbul’da sokaklarda okudum. Kimse elimden tutmadı. Çok eziyet ve yoksulluk çektim. Okul boyunca bir kaşık sıcak çorba içmedim.” Deyince bende pek üzerinde durmadım. Peki askerlik deyince? “ Acemi birliğimi Ankara’da, diğer bölümü ise tank şoförü olarak İstanbul’da tamamladığını” söyledi. Mektup dağıtıcılığının nasıl bir şey olduğunu sorduğumda elindeki en değerli oyuncağını yakında elinden alınacağını düşünen çocuklar gibi gözleri doldu. Ve “Ben bu mesleği seviyorum. Ve 34 yıldır severek yapıyorum. Bu benim her şeyim. 34 yıldır Kumru’ya gelen “mursalat”=her türlü mektup’ları ben dağıtıyorum. Gitmediğim hiçbir kapı ve görmediğim hiçbir ev yoktur. Görev dışı dahil hiçbir gün “PTT yazılı” elbisemi çıkartmadım. Ve ölene kadar çıkartmayacağım. Postacılığı çok seviyorum. Postacılık beni her yere ulaştırıyor. Herkesle beraber olma imkanım oluyor. Her makama ve her seviyeden insanlara ulaşma imkanım oluyor. Başka bir meslekte kesinlikle böyle bir imkan yoktur. Herkes beni kendinden biri olarak görüyor. Ben Tüm Kumru’daki evleri kapı numaralarına kadar bilirim. 34 yıldır posta dağıtıcılığı yapmak dile kolay. Ben her şeyimi buna borçluyum. İnanın mesleğimi çok seviyorum.” Diyor. “Bu meslek bana çok şey kazandırdı, böyle bir mesleğim olmasaydı…” cümlesi beni derinden düşündürüyor. Mehmet Alır “ben her şeyim, benden başka kimse yapamaz, ben olmasam her şey berbat olur” söyleminin aksine alçak gönüllülüğünün bütün güzelliği ile nimetleri kendinden değil, mesleğinde görüyor. Yani özü işaret ediyor. Olumlu veya
olumsuz haber götürme noktasında unutamadığın bir anınız var mı? Deyince
28 Nisan 2005 Perşembe akşamı Kumru Aspava Lokantasında Mehmet Alır’ın gönül ve mesai dostlarından çok sayıda değerli insan bir araya geldi. Kumru Kaymakamımız Sayın İlhami Doğan “Emekliye ayrılan Mehmet Bey’e bundan sonraki hayatında mutluluk ve başarı dileklerini iletirken “Bak postacı” şarkısını hatırlatarak 34 yıllık Mehmet Alır’ı, ailesini ve tüm sevenlerini samimi olarak tebrik etti. Davetlilerin alkışları eşliğinde Kaymakamımız İlhami Doğan’ın elinden takdir belgesini ve sevenleri tarafından verilen hediyeyi alırken Postacı Mehmet Bey ve ailesinin mutluluğu görülmeğe değerdi. Sevgi dolu Postacı Ailesini bizde tebrik ediyor, Postacı Mehmet Bey’e bundan sonraki hayatında başarılar ve mutluluklar diliyorum. Mehmet Bey 1 Mayıs 2005’te emekliye ayrılacak. Benim asıl merakım ise “Elindeki listede benim adımın kaçıncı sırada olduğu?…Son günlerde ayın sonunu getiremiyorum da! Bu söylemlerin laf – şaka, biz yine sadete gelelim. “ Senden sır çıkmaz Mehmet Ağabey!” Sen benim fatura ve zarfları sakın hanıma verme…Gözünü seveyim abi, bu yaşta kötü şeyler de olabilir! Bekir AKKAYA Kumru-Nisan 2005 |